Tayland’da üç hafta

Kendime blog yazma sıklığım konusunda hep kızıyorum. Bu makalemden bir önceki makalemin konusu olan Portekiz gezisinden sonra Estonya, Finlandiya İtalya (3. kere) ve Tayland’ı ziyaret ettim. Aradaki seyahatlerimi yazmadan Tayland gezisi hem mesafe açısından hem de uzunluğu açısından diğerlerinin önüne geçti tabi ki. Bu sebeple de bu makaleyi öne çektim :).


Karar veriş ve ön-planlama

Wat Phra Kaeo tapınağı, Bangkok

Uçak biletlerimi satın alırken her zaman birden fazla internet sayfasını ve gezi gruplarını takip ederim. Helsinki sokaklarında gezerken yine bu takip ettiğim gezi gruplarından birinin mesajı sayesinde, Air China havayolunun Frankfurt’tan Pekin aktarmalı Bangkok uçuşlarının gidiş-dönüş çok cazip bir fiyatta (450 €) olduğunu öğrendim. Elsa’yı da Noel tatilinde Tayland’ı ziyaret etmeye ikna ettikten sonra hemen akşamında biletini satın aldık ve beklemeye başladık.

Tayland biletlerimizi 14.12.2017 – 5.01.2018 tarihlerine aldık. Tayland tropikal iklime sahip olduğu için sene boyunca sıcaklıklar yüksek. Bizim yaz mevsimi onların yağmurlu mevsimi olduğu için yaz tatilinde Tayland’a giden tanıdıklarımın çoğu bana yağmur konusunu dikkate almamı söyledi. Ben de bu konuda araştırmamı yapmam üzerine Tayland’da aslında mevsimler yaşanmadığını, onun yerine kuru ve yağmurlu dönemlerin olduğunu öğrendim. Kabaca bizim kışımız onların kuru dönemi, yazımız ise yağmurlu. Kuru zamanlarda -yani bizim gittiğimiz zaman- hava çok elverişli olduğu için bu dönem aynı zamanda Tayland’ın en çok turist aldığı dönem.

Varmadan önce çok plan yapmamaya özen gösterdik. Ki bu benim genel olarak planlarken çok dikkat ettiğim şeylerden biridir. Bazı arkadaşlarım seyahate çıkmadan ülke ve şehir hakkında her şeyi okuyup not çıkartıp gezilecek yerlerin listesini yapmayı tercih ediyorlar. Tabi ki her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır, fakat ben bu şekilde planlamaya karşıyım. Bu makale gibi tüm gezi seyahat kitapları, makaleleri kişiye özgü ve subjektiftir. Yazıyı yazanın beğendiği her şeyi beğenmeniz ya da yaptığı her şeyi yapmanız gerekmiyor. Bu tarz makaleleri çok ciddiye alıp ayrıntılı plan yaptığınızda eğer beğenmediğiniz ya da hoşunuza gitmeyen bir şey olduğu zaman sonradan planlarınızı değiştirmeniz çok zor, çünkü tüm otel otobüs tren vb. rezervasyonlarınızı muhtemelen iade olanaksız yaptığınız için iptal ve değişiklik durumunda büyük maddi külfet altına girmiş olursunuz. Ben geziye gitmeden önce ülkenin para birimi, ekonomik durumu, sosyal kültürel hayatı ve özellikle turist tuzakları hakkında okurum. Çünkü hiç düşünmeyeceğiniz anlarda bazı kişiler tarafından tuzağa düşürülüp gezinizi mahvetme ihtimaliniz her zaman var -biz tabi Türkiyeliler olarak kendimizi çok zeki ve kurnaz bildiğimiz için kendimize güvenimiz tamdır ancak yine de dikkat etmenizi tavsiye ederim.

Yukarıda yazdıklarımdan dolayı biz de sadece genel bir planlama yaptık -ki bu planlamamız bile sonradan anlayacağınız üzere gereksiz detaylı idi. Planlarımıza göre gezimizi 4 parçaya böldük:

1. Bangkok Part 1

2. Kuzey Tayland

3. Güney Tayland

4. Bangkok Part 2


1. Bangkok Part 1

Bangkok çok büyük bir şehir ve gezmek için gerçekten çok zaman ayrılması gerek. Şehrin tamamını jetlagli ve yorgun bir şekilde hatırlamamak adına Bangkok gezimizi 2 parçaya ayırdık. İlk 2 ve son 2 gecemizi Bangkok’ta geçirmeye karar verdik.

2. Kuzey Tayland

Pai’de gündoğumu

Tayland’da görülecek şeyler hakkında araştırma yaparken genellikle motosiklet ya da scooter ile yapılan Mae Hong Son turunu yapmaya karar verdik. Turun başlangıcı olan Chiang Mai şehrine Bangkok’ta 2 gece konakladıktan sonra gece treni ile varıp, araba kiraladık. 4 Gün içerisinde bu turu tamamlayıp sayısız doğa güzellikleri ve gün batımı izledikten sonra uçakla Bangkok’a dönüp başka bir trenle Güney Tayland’a doğru yol aldık.

3. Güney Tayland

Aslında ilk planımız gece treni ile Bangkok’tan Surat Thani’ ye varmaktı. Tayland hakkında gitmeden önce bildiğim az şeylerden biri de filleri ile ünlü olmaları idi. Bu sebeple mutlak suretle fil görmek istiyordum ancak Tayland’da etik olarak fil görmek malesef çok zor. -Bu konu ile ilgili uzunca yazacağım.- Özetle; filler kendileri için hiç doğal olmayan hareketler yaptırılıp eziyetle “eğitilip” kötü bir yaşam sürdükleri için bu işin sorumlularına para kazandırmak istemiyorduk. Fil merakım ve etik olmaya çalışmam bizi Kui Buri Milli Parkı’nı keşfetmeye itti. Bu parkta filleri safari ile doğal ortamlarında gözlemleyebiliyorsunuz ve bu park Bangkok ile Surat Thani arasındaki Hua Hin Şehrine yakın. Biletimizde ufak bir değişiklik ile gece tren yolculuğumuzu yarıda kesip milli parkı ziyaret edip, ertesi gece yolumuza devam ettik. Kui Buri Milli Parkı’ndan sonra sırası ile Phuket ve Phi Phi Adaları’nı gezdik ve yılbaşını Krabi’ye yakın Ao Nang plajında geçirdikten sonra 1 Ocakta yine gece treni ile Bangkok’a vardık.

4. Bangkok Part 2

Bangkok’a 3. kere geldikten sonra Tayland’daki son 2 gecemizi burada geçirdik. İlk gün yorgunluğumuzu atıp kıyafetlerimizi yıkadıktan sonra ikinci günümüzde eski başkent olan Ayutthaya şehrini ziyaret edip Bangkok’ta ilk seferde vaktimizin yetmediği birkaç şeyi görüp yine Pekin aktarmalı olarak Almanya’ya geri döndük.


Tayland benim için çok özel bir yere sahip. Doğal güzelliklerine tanık olmak bence çok büyük bir şans. Her ne kadar aşırı turistik olsa da insanlarının Türkiye’deki gibi yozlaşmamış olmaları ülkeyi gezmeyi çok kolaylaştırıyor. Tüm aşamaları daha ayrıntılı olarak makale dizisi şeklinde yazmaya devam edeceğim. Sanırım Tayland ile aklımdakileri yazmam bir süre zaman alacak ama umarım severek okursunuz.

E-mail listeme abone olmayi unutmayin!

Me

1 Comment

Coskun

Doğasıyla iklimiyle yaşam tarlarıyla çok güzel bir yer olduğunu tahmin ediyorum Ama eminim doğası ve yasam tarzları turkiyeden çok faklı dır , İyi etmissiniz gezmekle . Anılarınızın devamını bekliyoruz.

Reply

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir